Kayıtlar

Türkiye'nin Pandemi Sonrasında Lojistik Merkez (Hub) Olma Potansiyeli

Pandemiyle Kırılan Tedarik Zincirleri Bizzat şahit olduğumuz üzere Çin'in Hubei eyaleti Wuhan şehrinde 23 Ocak 2020’de başlayan Kovid-19 salgını tüm dünyayı yüzyıldır görülmemiş bir insani felaketin eşiğine sürükledi. Alınan her türlü önlem, yoğun tedavi süreçleri ve kullanıma sunulan aşılara rağmen virüs bugüne kadar dünya üzerinde 400 milyon kişiye bulaştı ve 5 milyon 800 bine yakın insanın hayatının kaybetmesine neden oldu. Krizin ilk günlerinde daha kendimizi insani boyuttaki şoka alıştıramadan küresel çapta ekonomik ekosistemi nasıl etkilediğini bazı ürünlerde market raflarının boşalmasıyla bizzat deneyimlemiştik. Diğer taraftan salgının çıkış noktasının  (1)  küresel ihracatın yaklaşık %13’ünü karşılayan,  (2)  son dönemlerin düşük maliyetli üretim üssü haline gelen ve özellikle  (3)  elektrik, elektronik ve dijital teknoloji alanında diğer sektörlerdeki birçok ürün ve sistemin zorunlu girdisi olarak kullanılan irili ufaklı birçok ara mamul ve bileşen...

Yeni Küresel Altyapı Projeleri ve Fırsatlar

Değerli lojistik dostları, merhaba Geçtiğimiz günlerde, Avrupa Komisyonu ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, "Küresel Geçit" (Global Gateway) ismi verilen yeni bir projeyi başlattıklarını duyurmuştur. Bu girişim, iklim değişikliği ve çevrenin korunmasından sağlık güvenliğinin iyileştirilmesine ve rekabet gücünün ve küresel tedarik zincirlerinin artırılmasına kadar en acil küresel zorlukların üstesinden gelmek için insanlık ve dünyamız için çalışan sürdürülebilir ve güvenilir bağlantıların odağa alındığı bir Avrupa Stratejisidir. Ancak yapılan açıklamalarda “Küresel Geçit” projesinin sadece AB'nin kendi çıkarları değil AB ortaklarının ihtiyaçlarının da üzere göz önüne alınarak yürütüleceği ve bu bağlamda kalıcı bir küresel toparlanmayı desteklemek için 2021 ile 2027 arasında 300 milyar Euro'ya kadar erişebilecek bir yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. Burada proje çerçevesinde vurgu yapılan AB ortaklarının ihtiyaç...

Denizyolu Taşımacılığının Stratejik Düğüm Noktası Limanlar

Değerli lojistik dostları, merhaba Uluslararası ticaretin ulusların zenginliğine önemli ölçüde katkı yaptığı Adam Smith'in iktisat tarihinin önde gelen eserlerinden birisi olan "Ulusların Zenginliği" isimli kitabını 1776 yılında yayınladığından beri bilinmektedir. Ancak kitabın yayınlanmasının ardından gelen savaşlar yüzyılı dış ticaret odaklı ekonomi politikalarının gelişmesine çok da müsaade etmemiştir.  Ardından, II. Dünya Savaşı'ndan sonra başlamakla birlikte özellikle geçen yüzyılın son çeyreğinde Dünya siyasetinde yaşanan ılımlı gelişmelere paralel olarak ülkeler ekonomilerini dışa açmaya başlamışlardır. Uluslararası ticarete doğrudan etkisi olan bu gelişmeler 1990’ların başından itibaren oldukça hızlanmış ve küresel düzeye çıkmıştır. Ülkemizde ise 1980’lerin ortasından itibaren önemli bir politika değişikliğine gidilerek ithal ikameci politikalardan dışa açık büyüme politikalarına geçilmeye başlanmış ve bu politika değişikliği, uluslararası ticaret hacminde öne...

Bölgesel Fırsatlardan Faydalanmak için Stratejik Lojistik Yönetimi

Değerli lojistik dostları, merhaba. Yaşadığımız çağ, çoklarının ifade ettiği gibi başta ticaret olmak üzere küreselleşmenin hızla yaşandığı bir dönemdir. Öğlen yemek molası için işyerinizden ayrıldığınızda gittiğiniz uluslararası çapta faaliyet gösteren hızlı yemek restoranının ürünleri nerelerden geliyor ya da kullandığınız veya giydiğiniz bir ürün gerçekten üzerinde ismi yazan ülkede mi yapılmaktadır? Bu soruların cevabını vermeye kalktığımızda günlük ticari hayata konu olan birçok ürünün hammaddesinin ayrı, ara bileşenlerinin ayrı, montajının ayrı ülkelerde yapıldığı göreceğiz. Bu farklı coğrafyalardaki üretim gayretlerini bizim gibi farklı coğrafyalardaki müşterilerin talebini dikkate alarak sunan sistemin halkalarını bir araya getiren fonksiyon olarak lojistik karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla lojistik, yeryüzündeki tüm tüketicilerin barıma ve beslenme gibi temel düzeyde olanlardan prestij amacıyla kullanılan bir aksesuara kadar uzanan geniş yelpazedeki her türlü ihtiyacının doğr...

Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık - II -

Değerli lojistik dostları, merhaba. Bir önceki “Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık” başlıklı yazımı, ülkemizin Paris İklim Anlaşması’nı imzalayarak Resmi Gazetede yayınlayarak yürürlüğe koyması üzerine Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde başlatılan yeşil ekonomiye dönüşümün taşımacılık sektörü bağlamında lojistiğe etkileri üzerine bir giriş yazısı niteliğinde kaleme almıştım. Yazımın sonunda sektörün konu hakkında farkındalığının yüksek olduğunu ve yeşil ekonomi doğrultusunda stratejilerin bir an önce eylem planına geçirilmesi gerektiğine vurgu yapmıştım. Arzu edenler yazıya aşağıdaki linkten ya da bir önceki blog yazımdan erişebilirler. http://www.ekonomiyontem.com.tr/yazarlar/prof-dr-avni-zafer-acar/yesil-ekonomi-ve- tasimacilik/65/ Paris Anlaşmasında yeşil ekonomi çerçevesinde ifade edilen temel hedeflerin aynı zamanda bu anlaşmaya imza atan tarafların yükümlülükleri olduğu oldukça aşikardır. Ancak özellikle yakın gelecekte karşılaşacağımız şartlar az çok bilinme...

Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık -I-

Değerli lojistik dostları, merhaba Olumsuz etkilerinden bir kısmına artık ülkemizde de şahit olmaya başladığımız iklim değişikliği çağımızın en büyük sorunu. Diğer taraftan stratejik gerginlikler nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan artış özellikle geleneksel yöntemlerle üretim yapan işletmeler için önemli bir tehdit olmaya başlamıştır. Ancak bu tehdit kimi çevrelerce yeni bir ekonomik model inşa etmek için bir fırsat olarak da görülmektedir. İklim değişikliğinin birçok etkileri olmakla birlikte küresel ortalama sıcaklıktaki artış en büyük tehdit olarak görülmektedir. Bu etkilerin tüm ulusların ortaya koyacağı ortak gayret ile azaltılması yönünde çabalar uzun yıllardan beri devam etmekte olup, konuyla ilgili en kapsayıcı anlaşma olan Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzaya açılan ve 22 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Anlaşmay...

Kalkınma Planlarındaki Lojistik Hedefler Bağlamında Performansımız

Resim
Değerli lojistik dostları, merhaba. Her ne kadar sonuncusu 2018 yılında yayımlanmış olsa da Dünya Bankası tarafından 2 yılda bir yayımlanan Lojistik Performans Endeksindeki yerimizden lojistik sektöründeki hiçbir yöneticinin memnun olduğunu zannetmiyorum. Çünkü bu ve benzeri endeksler ülkemizde yatırım yapacak ya da faaliyet gösterecek yabancı firmaların dikkate aldığı önemli kriterlere dair performans durumumuzu ortaya koymaktadır. İlk kez 2007 yılında yayımlanmasının üstünden hesaplama algoritmasının değiştirilen ve sonrasında her iki yılda bir yayımlanan endeks değindiğim üzere en son 2018 yılında yayımlanmıştır. Son raporun ardından gerek endeksi yaşanan teknolojik dönüşüm sürecine uygun hale getirmek gerekse Pandemi döneminin küresel ekonomi üzerindeki etkilerini rapora yansıtmamak için 2020 yılında yayımlanmamıştır.  O zaman gelin ülkemizin mevcut lojistik performansını gelecek hedeflerimizden önce geriye bakarak yani retrospektif olarak analiz edelim. Lojistiğin t...