Kayıtlar

ekonomi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık - II -

Değerli lojistik dostları, merhaba. Bir önceki “Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık” başlıklı yazımı, ülkemizin Paris İklim Anlaşması’nı imzalayarak Resmi Gazetede yayınlayarak yürürlüğe koyması üzerine Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde başlatılan yeşil ekonomiye dönüşümün taşımacılık sektörü bağlamında lojistiğe etkileri üzerine bir giriş yazısı niteliğinde kaleme almıştım. Yazımın sonunda sektörün konu hakkında farkındalığının yüksek olduğunu ve yeşil ekonomi doğrultusunda stratejilerin bir an önce eylem planına geçirilmesi gerektiğine vurgu yapmıştım. Arzu edenler yazıya aşağıdaki linkten ya da bir önceki blog yazımdan erişebilirler. http://www.ekonomiyontem.com.tr/yazarlar/prof-dr-avni-zafer-acar/yesil-ekonomi-ve- tasimacilik/65/ Paris Anlaşmasında yeşil ekonomi çerçevesinde ifade edilen temel hedeflerin aynı zamanda bu anlaşmaya imza atan tarafların yükümlülükleri olduğu oldukça aşikardır. Ancak özellikle yakın gelecekte karşılaşacağımız şartlar az çok bilinme...

Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık -I-

Değerli lojistik dostları, merhaba Olumsuz etkilerinden bir kısmına artık ülkemizde de şahit olmaya başladığımız iklim değişikliği çağımızın en büyük sorunu. Diğer taraftan stratejik gerginlikler nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan artış özellikle geleneksel yöntemlerle üretim yapan işletmeler için önemli bir tehdit olmaya başlamıştır. Ancak bu tehdit kimi çevrelerce yeni bir ekonomik model inşa etmek için bir fırsat olarak da görülmektedir. İklim değişikliğinin birçok etkileri olmakla birlikte küresel ortalama sıcaklıktaki artış en büyük tehdit olarak görülmektedir. Bu etkilerin tüm ulusların ortaya koyacağı ortak gayret ile azaltılması yönünde çabalar uzun yıllardan beri devam etmekte olup, konuyla ilgili en kapsayıcı anlaşma olan Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzaya açılan ve 22 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Anlaşmay...

Bu krizden fırsat çıkar mı?

Merhaba ABD ve Çin arasında artık aleniyet kazanmış ticaret savaşların etkileri hakkında henüz tam bir mutabakat sağlanamamışken aniden baş gösteren Corona virüsü salgını ve petrol fiyatlarında görülen ani düşüş uluslararası ticareti derinden etkilemeye başlamıştır. Aramco’nun yaptığı indirim ile tetiği çekmesinin ardından petrol fiyatlarında yaşanan düşüşte WTI (West Texas Intermediate) fiyatları bir gecede % 33 düşüşle 27,59 dolara, Brent petrol fiyatları ise % 30,33 düşüşle 31,54 dolara kadar geriledi. İlk şokun ardından gelen düzeltmelerle petrol fiyatları bugün (10.03.2020) itibariyle WTI 33 $, Brent ise 36 $ civarında seyretmektedir. Kısacası Dünya ticareti ve onu destekleyen uluslararası lojistik üzerine bir analiz yazısının içerebileceği tüm olumsuzlukların gündemde olduğu günleri yaşıyoruz. Öncelikle petrol fiyatlarındaki düşüşün ülkemize olası etkilerini gözden geçirelim. Dış ticarette en büyük ortağımız bilindiği üzere AB ülkeleridir. Aşağıda 2018 yılı verilerine göre ilk on...

Lojistikte Son Beş Yılda Tarihe Düşülen Notlar ve Kanal İstanbul Projesi

Merhaba Yılbaşlarında geçmiş senenin hasılasının ortaya çıkartılması ve gazetelerde siyasi, ekonomik vb alanlarda bu çerçevede yazılar yazılması olağandır. Önceki senelerde ben de benzer yazılar yazdım ve sizlerle paylaştım.   http://www.ekonomiyontem.com.tr/yazarlar/doc-dr-avni-zafer-acar/rakamlarla-2016-yilinda-turkiye/37/   Bu kez farklı bir şey yapmak istiyorum. Bundan yaklaşık beş yıl önce Aralık 2013 de 10ncu Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmaları başlamıştı. Gerek bu planda gerekse dönemin hükümetinin ortaya koyduğu ekonomik dönüşüm programındaki öncelikli hususlar arasında “lojistik” kavramının geçmesi sektörde büyük bir heyecan yaratmıştı. Aynı heyecan içerisinde Ekonomi Yöntem Gazetesinin imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni Erdoğan Yılmaz ve sorumlu yazı işleri müdürü Oya Yılmaz hanım beni arayarak kendilerinin de yapı değiştirdiğini ve artık ekonomi, iş dünyası, lojistik ve taşımacılık konularına daha çok yer vereceklerini ileterek benden köşe yazıları yazmamı ta...

Kaybolan Yıllar: Planlar, Hedefler ve Gerçekler

Merhaba Bilgi toplumunun ağırlığını iyiden iyiye hissettirmeye başlamasıyla birlikte yeniden şekillenen dünya ekonomisinde uluslararası işbölümü ve değer zinciri hiyerarşisinde Türkiye’nin konumunun aşamalı olarak üst basamaklara çıkararak uluslararası rekabet gücünü artırmak maksadıyla bilimsel bir yöntem kullanılarak yapılan 10'ncu 5 yıllık Kalkınma Planı iş dünyasının her kesimini oldukça heyecanlandırmıştı. Özellikle Davutoğlu hükümetinin Kasım 2014’de açıkladığı dokuzu öncelikli olmak üzere 25 programdan oluşan ve "Cumhuriyet tarihinin en önemli yapısal dönüşüm hamlelerinden birini başlatıyoruz" ifadeleri eşliğinde sunulan “Ekonomide yapısal dönüşüm programı”nın öncelikli programlarından birisi içerisinde yer almak lojistik ve taşımacılık sektöründe çok önemli bir ivmelenme yaratmıştı. Malumunuz “Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür” dolayısıyla bu dokuz öncelikli programı başlıklarıyla kısaca hatırlayalım; İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programı Öncelikli Tekn...

Tek Kuşak, Tek Yol Projesine bir de bu açıdan bakalım

Resim
Merhaba Geçen yüzyılın sonlarında başlayıp bu yüzyıla miras kalan son küreselleşme sürecinde değer zincirlerini parçalayıp temel yetenekleri üzerine odaklanan birçok küresel işletme üretim operasyonları için çeşitli avantajları nedeniyle Çin’i seçmişlerdir. Elbette sadece Çin bağlamında değil tüm değer zincirlerinin coğrafi açısından bölünebilmesinde XX YY.da yaşanan teknolojik gelişmelerin taşımacılık maliyetlerini düşürmesinin de önemli etkileri olmuştur. Dolayısıyla değer zincirlerinin bu şekilde coğrafi olarak parçalanması nihai ürünü yüksek kalitede ancak en uygun maliyetle ortaya çıkartabilmek için ekonomilerin entegrasyonu gerekliliğini de ortaya çıkartmıştır. Yaşanan bu gelişmeler günümüze geldiğimizde önce üretim açısından ardından dış ticaret açısından dünya ekonomisinin merkezinin Avrasya’ya kayması sonucunu doğurmuştur. Ancak aynı zamanda küresel rekabetin giderek arttığı bu süreçte ürünleri uygun maliyetle üretebilmenin yanında hızlı ve uygun maliyetle hedef pazarlara gönd...