Kayıtlar

Avrupa etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Doğru coğrafi konum seçimiyle rekabet avantajı yaratmak

Değerli Lojistik Dostları, Merhaba. 2020 yılının başlarından beri yaşadığımız Covid19 pandemisi ve iş dünyasına doğrudan etkilerinin yanı sıra Süveyş kanalının Ever-Given isimli devasa konteyner gemisi tarafından tıkanması, konteyner kıtlığı, ABD ve İngiltere’de baş gösteren şoför eksikliğinin limanlarda yarattığı beklemeler gibi olumsuzluklara ilave olarak yavaş yavaş verimli hale gelmeye başlayan Avrasya Kuzey Koridoru’nun Rusya – Ukrayna Savaşı nedeniyle aksaması özellikle Avrupa kıt'asında önemli tedarik zinciri krizlerine yol açmıştır. Aslında tarihsel bir inceleme yaptığımızda iş dünyası tarihinin bu benzeri olayların hep yaşandığını görmekteyiz. Bu nedenle özellikle günümüzün hızla değişen, oldukça rekabetçi, karmaşık ve birbirine karşılıklı olarak bağlı iş ortamında bu tip risklerin yaratacağı kaynak temini krizine karşı hazırlıklı olmak adına, şirketler sürekli olarak kaynaklara erişmenin onlardan yararlanmanın etkili yollarını araştırmalıdır. Bu konu küreselleşmiş iş dü...

Yeni Küresel Altyapı Projeleri ve Fırsatlar

Değerli lojistik dostları, merhaba Geçtiğimiz günlerde, Avrupa Komisyonu ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, "Küresel Geçit" (Global Gateway) ismi verilen yeni bir projeyi başlattıklarını duyurmuştur. Bu girişim, iklim değişikliği ve çevrenin korunmasından sağlık güvenliğinin iyileştirilmesine ve rekabet gücünün ve küresel tedarik zincirlerinin artırılmasına kadar en acil küresel zorlukların üstesinden gelmek için insanlık ve dünyamız için çalışan sürdürülebilir ve güvenilir bağlantıların odağa alındığı bir Avrupa Stratejisidir. Ancak yapılan açıklamalarda “Küresel Geçit” projesinin sadece AB'nin kendi çıkarları değil AB ortaklarının ihtiyaçlarının da üzere göz önüne alınarak yürütüleceği ve bu bağlamda kalıcı bir küresel toparlanmayı desteklemek için 2021 ile 2027 arasında 300 milyar Euro'ya kadar erişebilecek bir yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. Burada proje çerçevesinde vurgu yapılan AB ortaklarının ihtiyaç...

Bölgesel Fırsatlardan Faydalanmak için Stratejik Lojistik Yönetimi

Değerli lojistik dostları, merhaba. Yaşadığımız çağ, çoklarının ifade ettiği gibi başta ticaret olmak üzere küreselleşmenin hızla yaşandığı bir dönemdir. Öğlen yemek molası için işyerinizden ayrıldığınızda gittiğiniz uluslararası çapta faaliyet gösteren hızlı yemek restoranının ürünleri nerelerden geliyor ya da kullandığınız veya giydiğiniz bir ürün gerçekten üzerinde ismi yazan ülkede mi yapılmaktadır? Bu soruların cevabını vermeye kalktığımızda günlük ticari hayata konu olan birçok ürünün hammaddesinin ayrı, ara bileşenlerinin ayrı, montajının ayrı ülkelerde yapıldığı göreceğiz. Bu farklı coğrafyalardaki üretim gayretlerini bizim gibi farklı coğrafyalardaki müşterilerin talebini dikkate alarak sunan sistemin halkalarını bir araya getiren fonksiyon olarak lojistik karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla lojistik, yeryüzündeki tüm tüketicilerin barıma ve beslenme gibi temel düzeyde olanlardan prestij amacıyla kullanılan bir aksesuara kadar uzanan geniş yelpazedeki her türlü ihtiyacının doğr...

Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık - II -

Değerli lojistik dostları, merhaba. Bir önceki “Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık” başlıklı yazımı, ülkemizin Paris İklim Anlaşması’nı imzalayarak Resmi Gazetede yayınlayarak yürürlüğe koyması üzerine Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde başlatılan yeşil ekonomiye dönüşümün taşımacılık sektörü bağlamında lojistiğe etkileri üzerine bir giriş yazısı niteliğinde kaleme almıştım. Yazımın sonunda sektörün konu hakkında farkındalığının yüksek olduğunu ve yeşil ekonomi doğrultusunda stratejilerin bir an önce eylem planına geçirilmesi gerektiğine vurgu yapmıştım. Arzu edenler yazıya aşağıdaki linkten ya da bir önceki blog yazımdan erişebilirler. http://www.ekonomiyontem.com.tr/yazarlar/prof-dr-avni-zafer-acar/yesil-ekonomi-ve- tasimacilik/65/ Paris Anlaşmasında yeşil ekonomi çerçevesinde ifade edilen temel hedeflerin aynı zamanda bu anlaşmaya imza atan tarafların yükümlülükleri olduğu oldukça aşikardır. Ancak özellikle yakın gelecekte karşılaşacağımız şartlar az çok bilinme...

Yeşil Ekonomi ve Taşımacılık -I-

Değerli lojistik dostları, merhaba Olumsuz etkilerinden bir kısmına artık ülkemizde de şahit olmaya başladığımız iklim değişikliği çağımızın en büyük sorunu. Diğer taraftan stratejik gerginlikler nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan artış özellikle geleneksel yöntemlerle üretim yapan işletmeler için önemli bir tehdit olmaya başlamıştır. Ancak bu tehdit kimi çevrelerce yeni bir ekonomik model inşa etmek için bir fırsat olarak da görülmektedir. İklim değişikliğinin birçok etkileri olmakla birlikte küresel ortalama sıcaklıktaki artış en büyük tehdit olarak görülmektedir. Bu etkilerin tüm ulusların ortaya koyacağı ortak gayret ile azaltılması yönünde çabalar uzun yıllardan beri devam etmekte olup, konuyla ilgili en kapsayıcı anlaşma olan Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzaya açılan ve 22 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Anlaşmay...

Türkiye Transit Yükünü Karadeniz Üzerinden Kaybediyor

Merhaba Değerli okuyucular bugünkü yazımda Türkiye’nin 2023 stratejik hedefleri arasında yer alan bölgesel bir lojistik üs olma hedefi çerçevesinde Karadeniz bölgesinde aleyhimize cereyan eden rekabetçi hamlelerden bahsedeceğim. Bu maksatla affınıza sığınarak sizlere öncelikle konunun tarihsel gelişimini çok fazla geriye gitmeden 1990’lardan itibaren kısaca özetleyeceğim. Bilindiği üzere sağlam bir ulaştırma alt yapısıyla desteklenen taşımacılık ve lojistik sektörünün ülkelerin iç ve dış ticareti geliştirmeleri yoluyla zenginliklerini artırmalarına önemli katkılar sağladığı artık politik, iş hayatı ve akademik çevrelerde genel bir kabul görmektedir. Bu konuda AB kara, demir, hava ve deniz yolları ağları üzerine kapsamlı planlamalar yaparak Avrupa’nın rekabetçilik düzeyini artırmak maksadıyla 1990 yılında AB komisyonu aracılığıyla Trans-Avrupa Ulaştırma Ağları (Trans-European Transport Networks – TEN-T) ile ilgili ilk faaliyet planını uygulamaya geçirmiştir. Bu plan temel taşımacılık mo...