Kayıtlar

Çin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Büyük Jeoekonomik Kırılma: Türkiye, İran ve Lojistik Gerçekliklerimiz

Değerli Lojistik Dostları, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail henüz teyit edilmemiş gerekçelerle çeşitli stratejik riskleri engellemek maksadıyla İran’ı bir askeri bir hava harekâtı ile hedef aldı. Uluslararası müzakereler devam ederken gerçekleştirilen bu saldırının hukuki boyutu, bir ülkenin en üst düzey yöneticileri ile hiçbir şeyden habersiz çocukların hedef alınmasını bugün ve yarın birçok araştırmacı, gazeteci ve yazar mutlaka kaleme alacaktır. Ama gelin, bunu sadece bir güvenlik meselesi olarak görmeyelim. Bu hamle, tüm küresel taşımacılık hatlarını, enerji ticaretini ve uluslararası tedarik zincirlerini ciddi biçimde sarsıyor. İran coğrafi olarak öyle bir noktada ki, sadece enerji ticareti değil, ticaretin kendisi için de kritik bir aktör. Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticaret, dünya petrol taşımasının yaklaşık %20’sini oluşturuyor. Bu rota riskli hâle geldiğinde, tüm ticaret akışı yeniden düşünülmek zorunda kalıyor. Üstelik iş sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil; İran, Çin...

Türkiye'nin Pandemi Sonrasında Lojistik Merkez (Hub) Olma Potansiyeli

Pandemiyle Kırılan Tedarik Zincirleri Bizzat şahit olduğumuz üzere Çin'in Hubei eyaleti Wuhan şehrinde 23 Ocak 2020’de başlayan Kovid-19 salgını tüm dünyayı yüzyıldır görülmemiş bir insani felaketin eşiğine sürükledi. Alınan her türlü önlem, yoğun tedavi süreçleri ve kullanıma sunulan aşılara rağmen virüs bugüne kadar dünya üzerinde 400 milyon kişiye bulaştı ve 5 milyon 800 bine yakın insanın hayatının kaybetmesine neden oldu. Krizin ilk günlerinde daha kendimizi insani boyuttaki şoka alıştıramadan küresel çapta ekonomik ekosistemi nasıl etkilediğini bazı ürünlerde market raflarının boşalmasıyla bizzat deneyimlemiştik. Diğer taraftan salgının çıkış noktasının  (1)  küresel ihracatın yaklaşık %13’ünü karşılayan,  (2)  son dönemlerin düşük maliyetli üretim üssü haline gelen ve özellikle  (3)  elektrik, elektronik ve dijital teknoloji alanında diğer sektörlerdeki birçok ürün ve sistemin zorunlu girdisi olarak kullanılan irili ufaklı birçok ara mamul ve bileşen...

Yeni Küresel Altyapı Projeleri ve Fırsatlar

Değerli lojistik dostları, merhaba Geçtiğimiz günlerde, Avrupa Komisyonu ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, "Küresel Geçit" (Global Gateway) ismi verilen yeni bir projeyi başlattıklarını duyurmuştur. Bu girişim, iklim değişikliği ve çevrenin korunmasından sağlık güvenliğinin iyileştirilmesine ve rekabet gücünün ve küresel tedarik zincirlerinin artırılmasına kadar en acil küresel zorlukların üstesinden gelmek için insanlık ve dünyamız için çalışan sürdürülebilir ve güvenilir bağlantıların odağa alındığı bir Avrupa Stratejisidir. Ancak yapılan açıklamalarda “Küresel Geçit” projesinin sadece AB'nin kendi çıkarları değil AB ortaklarının ihtiyaçlarının da üzere göz önüne alınarak yürütüleceği ve bu bağlamda kalıcı bir küresel toparlanmayı desteklemek için 2021 ile 2027 arasında 300 milyar Euro'ya kadar erişebilecek bir yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. Burada proje çerçevesinde vurgu yapılan AB ortaklarının ihtiyaç...

Tek Kuşak, Tek Yol Projesine bir de bu açıdan bakalım

Resim
Merhaba Geçen yüzyılın sonlarında başlayıp bu yüzyıla miras kalan son küreselleşme sürecinde değer zincirlerini parçalayıp temel yetenekleri üzerine odaklanan birçok küresel işletme üretim operasyonları için çeşitli avantajları nedeniyle Çin’i seçmişlerdir. Elbette sadece Çin bağlamında değil tüm değer zincirlerinin coğrafi açısından bölünebilmesinde XX YY.da yaşanan teknolojik gelişmelerin taşımacılık maliyetlerini düşürmesinin de önemli etkileri olmuştur. Dolayısıyla değer zincirlerinin bu şekilde coğrafi olarak parçalanması nihai ürünü yüksek kalitede ancak en uygun maliyetle ortaya çıkartabilmek için ekonomilerin entegrasyonu gerekliliğini de ortaya çıkartmıştır. Yaşanan bu gelişmeler günümüze geldiğimizde önce üretim açısından ardından dış ticaret açısından dünya ekonomisinin merkezinin Avrasya’ya kayması sonucunu doğurmuştur. Ancak aynı zamanda küresel rekabetin giderek arttığı bu süreçte ürünleri uygun maliyetle üretebilmenin yanında hızlı ve uygun maliyetle hedef pazarlara gönd...

Türkiye Transit Yükünü Karadeniz Üzerinden Kaybediyor

Merhaba Değerli okuyucular bugünkü yazımda Türkiye’nin 2023 stratejik hedefleri arasında yer alan bölgesel bir lojistik üs olma hedefi çerçevesinde Karadeniz bölgesinde aleyhimize cereyan eden rekabetçi hamlelerden bahsedeceğim. Bu maksatla affınıza sığınarak sizlere öncelikle konunun tarihsel gelişimini çok fazla geriye gitmeden 1990’lardan itibaren kısaca özetleyeceğim. Bilindiği üzere sağlam bir ulaştırma alt yapısıyla desteklenen taşımacılık ve lojistik sektörünün ülkelerin iç ve dış ticareti geliştirmeleri yoluyla zenginliklerini artırmalarına önemli katkılar sağladığı artık politik, iş hayatı ve akademik çevrelerde genel bir kabul görmektedir. Bu konuda AB kara, demir, hava ve deniz yolları ağları üzerine kapsamlı planlamalar yaparak Avrupa’nın rekabetçilik düzeyini artırmak maksadıyla 1990 yılında AB komisyonu aracılığıyla Trans-Avrupa Ulaştırma Ağları (Trans-European Transport Networks – TEN-T) ile ilgili ilk faaliyet planını uygulamaya geçirmiştir. Bu plan temel taşımacılık mo...

Dünya Ticaretinde Değişen Dengeler, Türkiye ve Lojistik

Merhaba, Günümüzden çok kısa bir süre geriye gidersek Çin büyük bir hızla büyümesini sürdürüyor ve adeta dünyanın üretim merkezi bir fabrika gibi çalışmaya devam ediyordu. Tüm uluslararası firmalar tedarik zincirlerinin önemli bir bölümünü Çin’e dayandırmakta, lojistik firmaları ise Çin’de üretilen malları hangi taşımacılık moduyla daha hızlı ve daha uygun maliyetli olarak taşıyabilirim sorusuna cevaplar aramaktaydı. Bu maksatla birçok yatırım yapılmakta yeni bağlantılar sağlanmaktaydı. Oysa Çin’in büyümesinin yavaşlaması, düşen petrol fiyatları ve özellikle bölgemizdeki jeopolitik riskler her şeyi değiştirdi. Bilindiği üzere, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSMH) itibariyle ABD'den sonra dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, son günlerde ekonomik anlamda oldukça çalkantılı bir dönem geçiriyor. Çin ekonomisi özelikle 1980’lerden itibaren sağladığı her türlü kolaylaştırıcı imkanlarla doğrudan yabancı yatırıma dayalı olarak büyümüştür. Büyüyen ve dünya ile önemli bir ölçüde enteg...

Merkezi Avrasya Ulaştırma Koridorlarına Jeopolitik Bir Bakış

Resim
Değerli lojistik dostları, merhaba. Günümüzde enerji, teknoloji ve ticaret kavramları ekseninde ülkeler arasında çok yoğun bir rekabetçi mücadele yaşanmaktadır. Aslında bu mücadele hiç de yeni değildir. Şöyle ki modern devletlerin ortaya çıkışından bu yana uluslara kendi siyasal ve sosyal etki alanlarını artırma arzusu içerisindedirler. Bu maksatlarla kimi zaman ham maddeyi, kimi zaman üretim merkezlerini, kimi zaman ise enerji havzalarını kontrol etmek maksadıyla gerektiğinde silahlı mücadeleye girmekten bile geri kalmamışlardır. Bu mücadeleler ve etki alanını genişletme gayretleri konuyla ilgili akademisyen ve araştırmacılar tarafından kavramsallaştılarak çeşitli teoriler öne sürülmüştür. Hakimiyet teorileri diye adlandırılan bu teorilerin bir kısmı coğrafyaya dayalı iken bazıları da salt güce dayalıdır. Lojistiğin en önemli unsurlarından birisi de olan “coğrafya” kavramı bu noktada stratejik düzeyde düşünen her lojistik yöneticisinin dikkate alması gereken teorilerden birisidir. İng...