Büyük Jeoekonomik Kırılma: Türkiye, İran ve Lojistik Gerçekliklerimiz
Değerli Lojistik Dostları, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail henüz teyit edilmemiş gerekçelerle çeşitli stratejik riskleri engellemek maksadıyla İran’ı bir askeri bir hava harekâtı ile hedef aldı. Uluslararası müzakereler devam ederken gerçekleştirilen bu saldırının hukuki boyutu, bir ülkenin en üst düzey yöneticileri ile hiçbir şeyden habersiz çocukların hedef alınmasını bugün ve yarın birçok araştırmacı, gazeteci ve yazar mutlaka kaleme alacaktır. Ama gelin, bunu sadece bir güvenlik meselesi olarak görmeyelim. Bu hamle, tüm küresel taşımacılık hatlarını, enerji ticaretini ve uluslararası tedarik zincirlerini ciddi biçimde sarsıyor. İran coğrafi olarak öyle bir noktada ki, sadece enerji ticareti değil, ticaretin kendisi için de kritik bir aktör. Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticaret, dünya petrol taşımasının yaklaşık %20’sini oluşturuyor. Bu rota riskli hâle geldiğinde, tüm ticaret akışı yeniden düşünülmek zorunda kalıyor. Üstelik iş sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil; İran, Çin...