Neden Lojistikte Strateji Yönetim?
Değerli Lojistik Dostları
Çok değil bundan 20-25 yıl önce lojistik, işletmelerin yönetim ofislerinde sözü dahi edilmeyen bir kavramdı. Günümüzde ise gerçekleştirilen araştırmalar, ortaya konan yayınlar ve kazanılan deneyimlerin sonuçları olarak lojistiğin tedarik zinciri içinde oynadığı rol ile tedarikçi ve tesis yeri seçimiyle tedarik zincirinin tasarımına ve tedarikçilerle olan ilişkilere, doğru ürünlerin, doğru zamanda, doğru müşteriye, doğru şartlarda ve doğru maliyetlerde ulaşmasına katkı sağlayarak dağıtım operasyonlarına ve dolayısıyla işletmenin müşteri memnuniyetine, rota ve yük optimizasyonuyla işletmenin maliyetlerine ve stok yönetimiyle üretim fonksiyonuna etki ederek değer yaratan stratejik bir bileşen olduğu genel bir kabul görmektedir. Bu önemli bir ilerlemedir.
Dolayısıyla lojistik, günümüzde işletme stratejilerini reaktif olarak destekleyen bir fonksiyon olmaktan çıkarak işletmenin rekabet avantajı kazanmasında önemli rol oynayan stratejik bir yetenek alanı hâline gelmiştir demek çok da abartılı olmayacaktır.
Bilindiği üzere stratejik düzeyde yapılan hatalar taktik başarılarla düzeltilemez. Sadece kaçınılmaz son, alınan taktik başarılar neticesinde bir miktar ertelenebilir. Diğer taraftan, taktik ve hatta gündelik operasyonlar alanında yapılan hatalar ise çok güzel tasarlanmış bir stratejiyi başarısızlığa sürükleyebilir.
İşte lojistik alanının zorluğu sadece bir hizmet işletmesi olmasının ötesinde bu stratejik etkisinden kaynaklanmaktadır. Çünkü lojistik her yönüyle bir ödünleşme ve denkleştirme sanatıdır. Örneğin müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutma arzusu diğer taraftan işletmeye beklenenin üzerinde maliyet yaratabilir. Şöyle ki müşteri memnuniyetini üst düzeyde tutmak için bir alternatif olarak pazara yayılmış depolar açmayı tercih edebilirsiniz ki bu size altyapı ve stok maliyeti olarak geri dönecektir. Veyahut, merkezi depolama yaparak gelen her sipariş için acil taşımacılık hizmeti ile cevap vermeyi tercih edebilirsiniz ki bu da yüksek miktarda taşıma maliyeti olarak geri dönecektir. Görüldüğü üzere lojistik, farklı alternatifler içinde maliyetler ile hizmet sunumunu dengelemek zorundadır.
Taktik düzeyde dile getirdiğimiz bu konuya gelin bir de stratejik düzeyden bakalım. Lojistik hizmet sunan işletmelerin yukarıda dile getirdiğimiz ikilemler içerisinde kendi stratejilerine uygun taktik ve gündelik operasyonlar düzeyinde çözümler bulabileceğini değerlendiriyoruz. Ancak her ikilemde yer alan alternatiflerin sadece lojistik hizmet sunan işletme için alınabilecek aksiyonları işaret ettiği görülmektedir.
Peki, hizmet sunulan işletmenin stratejileri bu denklemde nerede..?
İşte bu soru, sıklıkla atlanan ancak oldukça önemli bir unsura işaret etmektedir. Çünkü lojistik, salt bir taşımacılık faaliyeti olmamakla birlikte tedarik zinciri içerisindeki mal hareketleriyle ilişkili bir fonksiyondur. Başka bir ifadeyle, tedarik zinciri içindeki işletmeler arasındaki fiziki bağlantı lojistik fonksiyonuyla sağlanmaktadır. O halde tedarik zincirinin lojistik fonksiyonunda yer alan bir işletmenin başarısızlığı zincirdeki tüm işletmelerin performansını etkileyebilecektir. Dolayısıyla yukarıda ifade edilen ikilemlere hizmet sunan işletmenin stratejilerini de dikkate alarak verilecek cevaplar hem hizmet sunan işletmenin stratejisini şekillendirecek hem de tedarik zincirinin performansını artıracaktır.
O halde lojistik yöneticilerin taktik ve operasyon düzeyindeki bilgi ve yetkinliklerine ilave olarak strateji ve stratejik yönetim alanında da bilgi ve beceri sahibi olması gerekmektedir ki işte bu lojistik yöneticiliği görevlerini daha da zor hale getirmektedir.
Sözün kısası, kendisini geleceğin lojistik yöneticileri olarak gören gençlerin teknik alandaki konular kadar strateji ve stratejik yönetim alanında da geliştirmesi -lojistiğin tedarik zincirindeki fonksiyonu da dikkate alındığında- çarpan etkisi göstererek işletmelerimize, sektöre ve nihayetinde ulusal ekonomimize katkı sağlayacaktır.
Dostçakalın.
Yorumlar
Yorum Gönder