Lojistik Sisteminde Blockchain Uygulamaları
Değerli lojistik dostları,
Yılın son yazısında geçmişin hesabını yapmak yerine
geleceğe dair bir şeyler hakkında sohbet etmenin ve elimden geldiğince bilgi
aktarmanın daha faydalı olacağını değerlendiriyorum. Malumunuz yeni yıl yeni umutlar içerir. Bu
nedenle okumaya başladığınız bu yazı sadece önümüzdeki yılı değil kapılarını
araladığımız yeni endüstriyel çağın gerçekleri hakkında olacaktır.
Günümüzde çeşitli sektörlerde de görüldüğü gibi,
dijitalleşme tedarik zincirinin genel görünümünü büyük ölçüde dönüştürmektedir.
Bu dönüşüm artık kaçınılmaz bir fenomen haline geldiği için gerek zorunluluk
nedeniyle gerekse rekabet avantajı kazanmak maksadıyla bu alandaki
yöneticilerin öne çıkarak dijital teknolojilerin sunduğu fırsatları kucaklaması
gerekmektedir.
Dijital dönüşüm kavramı çerçevesinde müşteri ve tedarikçi
ilişkileri yönetiminden, kurumsal kaynak planlamaya, bulut çözümlerinden
nesnelerinin internetine kadar pek çok konu gündemimizi meşgul etmeye devam
etmektedir. Ancak teknoloji kullanımında, ilgili teknolojinin işletmeye rekabet
avantajı kazandırıp kazandırmadığı ve değer zinciri için gerekli olup
olmadığının her zaman sorgulanması gerekmektedir. Bu bağlamda Blockchain, hem
rekabet avantajı kazanmak hem de değer zincirleri bağlamında iş yapma
şekillerimizi tamamen değiştirmeye zorlayacak bir teknoloji olması nedeniyle
her ne kadar henüz tam olarak olgunlaşmamış olsa da yakından izlenmesi gereken
teknoloji trendlerinden biridir.
O halde öncelikle bu teknoloji trendinin arka planındaki
değer nedir? Bu teknoloji lojistiğe nasıl uygulanır ve daha da önemlisi bu
sektörün geleceğini nasıl yeniden şekillendirebilir? Sorularına cevap vermemiz
gerekmektedir.
Gelin önce basit bir şekilde kavramı tanımlayarak
başlayalım.
Blockchain nedir?
Basitçe tanımlarsak, Blockchain, şifrelenmiş işlem takibi
sağlayan bir dağıtık veri tabanına dayanan ve kendine has benzersiz bir
metodoloji sonrasında verilerin işlenmesini ve depolanmasını sağlayan dijital
bir teknolojidir.
Tanımından da anlaşılacağı üzere, veriler genellikle
merkezi veri tabanlarında depolanmaz, ancak zincirleme bir modelle inşa edilen,
takip edilebilen ama kırılamayan bir teknoloji ile tek bir merkeze bağlı
olmaksızın bir bilgisayar ağında dağıtılmış bir deftere ya da defterlere
gönderilir. Bu sistemde söz konusu defterlerin yer aldığı bilgisayarlar her
işlemi işler ve blockchain'in bir kopyasını tutarlar. Veriler, kriptografi
kullanılarak birbirine bağlı “bloklar” halinde saklanır: her blok, önceki
bloğun “parmak izi” ni içerir. Böylece işlemler takip edilebilir ancak birebir
kopyalanamaz.
Kısacası blockchain dijital verinin bir merkezde
toplanması ve gerektiğinde kopyalanması yerine birbirine düğümlerle bağlı
bloklardan oluşan veri kayıt defterlerinin binlerce kez kopyalanarak
dağıtılmasından oluşan bir internet ağı yapısıdır. Böylece sanal bir ağ
içerisinde olmakla birlikte tüm işlemler asıl görevi veriyi depolamak ve
istemcilere göndermek olan aracılara gerek kalmaksızın direkt olarak alıcı ile
satıcı arasında ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilir.
Bu sistem yaklaşımı ölümsüzlük, şeffaflık, sağlamlık ve
aracılık gerektirmeme konularında kullanıcılarına faydalar sunmaktadır:
- Ölümsüzlük – blokchain’ler hakkındaki
veriler, gizli olarak geriye dönük olarak değiştirilemez. Böylece kayıtlar
sonsuza kadar kalır. Çünkü veriler şifrelenmiş olarak birbirine bağlanmış
bloklarda tutulduğu için bir kişinin veri kaydında değişiklik yapmaya
çalışması durumunda diğer bağlı üyeler tarafından değişiklik reddedilerek
değişiklik yapmaya çalışan sistem dışında bırakılacaktır.
- Şeffaflık - veri tabanı tek bir konumda
saklanmadığı için, kayıtlar herkese açıktır, böylece veri değişiklikleri
tüm taraflarca açıkça görülebilir ve kolayca doğrulanabilir.
- Sağlamlık – internet üzerinde bireysel
olarak atılan düğümler artık bir bütün olarak veri tabanı için çok önemli
değildir. Çünkü veriler blok zincirleri halinde ağ boyunca şifrelenerek
saklanır. Böylelikle blockchain üzerindeki herhangi bir bilgi birimini
değiştirmek için tüm ağınkinden daha büyük bir işlem gücüne ihtiyaç olması
nedeniyle veri kayıtları bozulamamaktadır.
- Aracılık gerektirmemesi - işlemler
kendi geçerlilik ve yetki belgelerini içerir, merkezi bir otoriteye gerek
yoktur. Dolayısıyla Bir otoriteye ve aracıya ihtiyaç duyulmaması hem
maliyetleri düşürmekte hem de işlemleri hızlandırmaktadır.
Lojistik sektörüne özellikle küresel boyutlara genişleyen
tedarik zincirlerine sundukları hizmetler bağlamında baktığımızda,
blockchain'in faydaları daha da somutlaşmakta ve bu teknolojiye adaptasyonunu
tamamlayan işletmelerin rakiplerine karşı rekabet avantaj sağlayacağı açıkça
görülmektedir.
Blockchain teknolojisinin
lojistiğe uyarlanması
Sanal para Bitcoin, kendisi için yaratılan blockchain ile
icat edildiği 2008 yılından bu yana önemli bir problem yaşanmaksızın çalışmayı
sürdürüyor. Hollanda bankaları (ABN Amro, ING, Rabobank) birkaç yıldır
Blockchain’e yönelmiştir. Saydığımız bankalara ilave olarak 2020 yılı
sonrasında önemli miktarda küresel bankanın sistemi yoğunlaşarak kullanmaları
beklenmektedir. Yine önümüzdeki dönemde birçok finansal kuruluşun güvenlik ve
sistemsel tasarruflar açısından Blockchain teknolojisini kullanacağı tahmin
edilmektedir.
Bunun yanında geleneksel ticaretinin bazı yönlerini de
radikal bir şekilde değiştirme potansiyeli bulunmaktadır. Şöyle ki borsa
işlemleri blockchain tarafından neredeyse anında gerçekleşebilir ya da tapu
kadastro gibi kayıtlar tümüyle halka açık tutulabilir. Buna rağmen
kayıtlar değiştirilemez ve silinemez.
Lojistikte ise çok sayıda tarafın sisteme tedarikçi,
müşteri ya da aracı olarak müdahil olduğu ürün akışlarının yanı sıra bilgi ve
finansal akışlarda yer almaktadır. Lojistik, bu yapısıyla tam da yukarıda izah
etmeye çalıştığım blockchain teknolojisi için biçilmiş kaftan olarak
görülmektedir. Ancak, lojistik sektöründeki blockchain uygulamaları halen pilot
denemeler düzeyindedir.
Lojistik sektöründe tüm aracılar ortadan kalksaydı ne
olurdu? Buna rağmen, eğer tüm işlemler üçüncü taraflara ihtiyaç duymadan
otomatik olarak teyit, kayıt ve koordine edilseydi ne olurdu?
Hali hazırda tren kaçmamışken, kendimize yukarıdaki
soruları sorarak blockchain uygulamalarının yer aldığı yeni bir yapı için
hazırlamak adına biraz beyin jimnastiği yapmak iyi olacaktır. Bu bağlamda
kanaatimce sektörün bu teknolojiden en fazla istifade edebileceği alanlar; (1)
ürünlerin ve ürünleri oluşturan tüm kaynakların tedarik zinciri üzerinde takibi
ve gerçek zamanlı olarak kullanım koşullarındaki görünürlüğünün sağlanması ve
(2) bir tedarik zinciri içinde birden çok taraf arasındaki etkileşimi
kolaylaştırmak olacaktır. Şimdi gelin bu başlıklar üzerinde biraz çalışalım.
1. Tedarik zinciri
üzerindeki ürünlerin varlığının ve kullanım durumunun takibi
Üstelik mevcut teknolojiler çerçevesinde lojistik
süreçlerinde birçok noktada verilerin manuel olarak girilmesi ya da kağıt
esaslı dokümantasyon zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durum ürünlerin varlığının
ve yüklemelerin durumunun izlenmesini oldukça güçleştirir ki bu da özellikle
uluslararası ticarete konu ürün akışlarının aksamasına yol açmaktadır.
Oysaki Blockchain uygulamaları ile bir tedarik zinciri
üzerinde üretim ve lojistik işlemine katılan tüm taraflar, tüm süreç adımlarını
izleyebilir. Bu sistemde veriler, son tüketici de dahil olmak üzere değer
zincirindeki tüm paydaşlara açıktır. Bu durum ürünün yükleme kaynağı ve
elleçleme koşulları hakkında tüketiciye görünürlük sağlar. Özellikle, akıllı
sensörlerle desteklenmiş Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları bu bilgi
akışını kolaylaştırabilir.
Böyle bir fonksiyon, ilaç gönderileri için uygunluk veya
lüks mallar için orijinallik anlamında gerekli kanıtları sunarak somut bir
değer sunar. Somut bir örnek olarak Walmart, Çin’den getirttiği etler ve
Meksika’dan getirttiği meyveler gibi ürünlerin menşeini izlemek maksadıyla IBM
ile işbirliği yaparak kurduğu blockchain çözümlerini test etmektedir. Bu tip
çözümler özellikle ülkemize has Rize’nin çayı Doğu Karadeniz’in fındığı,
Malatya’nın kayısısı ya da Ege’nin zeytinyağları gibi ürünleri özel olarak
coğrafi işaret etiketi oluşturmaya gerek kalmadan zincirde görünmesini
sağlayarak rakiplerimizle mücadele ettiğimiz pazarlarda rekabet avantajı
kazanmamızı sağlayacaktır.
BSAF tarafından sürdürülen başka bir pilot çalışmada ise
IoT sistemine uygun paletlerler aracılığıyla soğuk zincir taşımacılığında ortam
ısısını potansiyel olarak zarar verici etkilerin lokasyonlarını izleyerek kayıt
oluşturmaktadır. Bu uygulama, şirketin elleçleme gereksinimlerine uyumluluğu
doğrulamasına ve gönderilerdeki kayıpların veya beklenmedik hasarların
azaltılmasına olanak tanımaktadır.
Görüleceği üzere bu tip uygulamalar gerek soğuk zincirin
kırılması gerekse gıda ürünlerinin kontamine (kirlenme, bozulma) olması
durumlarında hem ürünün kaynağının hem de hatanın oluştuğu noktanın tespitine
imkan sağlayarak tedarik zinciri üzerindeki lojistik operasyonlarına doğru
şartlardaki ürünün, doğru zamanda, doğru yere, doğru maliyetlerle
ulaştırılmasına imkan vererek katkı sağlayacaktır.
2. Birden çok taraf
arasında etkileşimi kolaylaştırmak
Bilindiği üzere lojistikte mükemmellik birden çok tarafın
ürün akışları ile işlemlere ait karmaşık bilgi ve finansal akışları optimize
edecek şekilde diğer paydaşlarla işbirliği içinde çalışmasıyla mümkündür. Ancak
bu kadar çok sayıda paydaşın varlığı her birinin kendini koruma içgüdüsüyle
birleşince düşük düzeyde şeffaflık, standardize edilmemiş süreçler, veri
siloları ve teknolojinin farklı düzeylerde içselleştirilmesi sonucunu
yaratabilir.
Belirli bir lojistik işleminde yer alan tüm tarafların
süreç içindeki işlem durumları, blockchain uygulamasında dijital olarak
otomatik olarak izlenir ve kaydedilir. Tüm taraflar, karşılıklı güven oluşturan
ve güvenilir bir “koordinatör” oluşturmayı gereksiz kılan bir şekilde tüm
verilere doğrudan erişebilmektedirler. Bu durum, daha hızlı ve daha şeffaf bir
sürecin ortaya çıkmasını sağlar.
Örneğin, Rotterdam limanı, birçok paydaş (gümrük, liman başkanlığı,
tahliye ekipleri, taşıma işleri organizatörleri, taşıyıcı firmalar,
göndericiler, alıcılar, vd.) arasında güvenilir bilgileri paylaşmak için bir
çeşit blockchain uygulamalarını uygulamaları test etmektedir. Süreçlerini
hızlandırmak nihai olarak bir geminin limanda harcadığı zamanı azaltmakta ve
maliyetler üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Diğer taraftan yük sahiplerinin
ürünleri pazara daha hızlı sürmelerine imkan sağlayarak rekabet avantajı
yaratmalarını mümkün kılmaktadır.
Diğer taraftan Dubai şehri blockchain merkezi olmayı
hedefliyerek birçok girişim başlatmıştır. Söz konusu Blockchain çözümleri,
ithalat-ihracat faaliyetlerini daha verimli hale getirmek için tüm paydaşları
ticari süreçlere entegre etmek için kullanılmaktadır. Sonuç olarak, kağıt bazlı
sözleşmeler, her hangi bir güven zedeleyeceği durum oluşmaksızın tedarik
zinciri paydaşlarının mallarının konumu ve durumu ile ilgili gerçek zamanlı
olarak bilgiye erişebilecekleri akıllı sözleşmelerle değiştirilecektir.
Sonuç Yerine
Görüleceği üzere Blockchain’i birçok sektördeki mevcut
yapıları yıkıcı bir trend olarak tanımlamak çok hatalı olmayacaktır. Bununla
birlikte kullanım şekli anlamında halen deney aşamasında olup ilgili
teknolojiler henüz olgunluk düzeyine erişmemiştir. Her ne kadar öncü çalışmalar
finans ağırlıklı sektörlerde yapılmış olmakla birlikte yukarıda verilen
örneklerdeki uygulamalar, bu teknoloji trendinin lojistik sistemin yapısı
özellikle sistem üzerinde bilgini akışı bağlamında yeniden şekillendirme
potansiyelini taşıdığını göstermektedir. Blockchain çözümleri tedarik
zincirindeki lojistik uygulamalarının felsefi temelini oluşturan öğelerden
birisi olan karşılıklı güveni tarafları ağ tabanlı olarak kırılmaz,
kopyalanamaz ve silinemez bir sistemle birbirine irtibatlayarak oluşturmaktadır. Bu durum aracılara olan ihtiyacı ortadan
kaldırmaktadır. Bu durum, asıl değeri, “güvenilir” bir taraf olarak diğer
tedarik zinciri oyuncularını koordine etmekten geçen lojistik şirketlerini
etkileme olasılığı yüksektir. Günümüzde, lojistik veriler, onları daha sonra
müşterileriyle paylaşacak lojistik şirketleri tarafından gizliliğe özel önem
vererek tutulmaktadır. Ancak gelecekte söz konusu lojistik şirketi, bilgilerini
blockchain uygulamasıyla müşteriyle paylaşılabilen genel bilgi havuzuna
ekleyecektir. Böylelikle, bugünün aksine, bilgi ağ içinde herkese açık ve
erişilebilir hale gelecektir.
Daha da ileri gidersek, genel lojistik süreçleri için
blockchain uygulamaları sağlayıcılarının önem kazanması ve lojistik
sektöründeki kâr paylarının artması beklenmektedir. Daha önce yaptığım bir
paylaşımda da öngördüğüm gibi özellikle taşıma işleri organizatörü (freight
forwarder) firmalar acilen ilgili sektörel yazılımları iş modellerinin kalbine
yerleştirmek zorundadırlar. Çünkü Blockchain uygulamalarının sağladığı
fırsatlardan er ya da geç istifade etmek sektörün rekabetçilik temelinde
sürdürülebilir bir şekilde büyümesine katkı sağlayacaktır.
O halde lojistikte blockchain uygulamaları ve sağlayacağı
faydaları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
- Hatasız işlemler sayesinde gizli kalmış
değerlerin ortaya çıkışı ve maliyetlerde düşüş,
- Küresel ticarette daha hızlı ve daha
yalın bir lojistik,
- Tedarik zincirindeki ürünler bağlamında
şeffaflık ve izlenebilirlikte artış,
- Lojistikteki ticari süreçlerin akıllı
kontratlar aracılığıyla otomatize edilmesi,
- Paydaşlar arasında işbirliği kültürünün
yayılması.
Bir Uyarı
Ancak, gerek blockchain gerekse gündemde olan diğer
dijital uygulamalarının lojistik süreçlere girmesi operasyonel düzeyde işgücü
ihtiyacında azalma sonucunu doğuracağı göz ardı edilmemelidir. Özellikle
blockchain ve suni zeka gibi uygulamaların beyaz yakalı çalışan ihtiyacını
azaltacağı konuşulmaktadır. Bu noktada bir uyarıyı dile getirmek gerekmektedir.
Şöyle ki sektörün işgücü maliyetlerini düşürmek adına bu tip uygulamaları bir
fırsat görerek yapacağı plansız insan kaynağı eksiltmeleri çoklu faktör
değerlendirmesiyle genişletilmiş gelecek öngörüsü ışığında gerekirse vizyon
revizyonu, misyon değişimi, strateji belirleme, stratejik oryantasyon
belirleme, orta ve uzun vadeli planlama faaliyetlerini gerçekleştirecek
kadroları elden çıkartmaları sürdürülebilirlik adına kendi kendilerine
verebilecekleri en büyük zarar olacaktır.
Aydınlık günlerin parladığı bereketli bir yıl olması
dileğiyle,
Dostçakalın.
Bu yazı ilk kez 19.12.2018 tarihinde Ekonomi Yöntem Gazetesi web sitesinde yayımlanmıştır.
Yorumlar
Yorum Gönder